17 Haziran 2012 Pazar

Bugüne kadarki en gelişmiş ASP hazır portal
http://www.iyibu.org/
Devamını Oku »

10 Temmuz 2011 Pazar

Güney Sudan, resmen bağımsızlığını ilan etti

Güney Sudan, ocak ayında yapılan referandumla aldığı kuzeyden ayrılma kararı doğrultusunda dün resmen bağımsızlığını ilan etti.
Resmî ilan açıklamasını okuyan Meclis Başkanı James Wani İgga, "Biz halkın demokratik yollarla seçilen temsilcileri olarak, burada Güney Sudan'ın bağımsız ve egemen bir devlet olduğunu ilan ediyoruz." dedi. Dünya üzerindeki 193. ülke haline gelen Güney Sudan'ın başkenti Juba'da düzenlenen kutlama törenlerine Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir ile Birleşmiş Milletler Genel Başkanı Ban Ki-moon da katıldı. Türkiye'yi Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz temsil etti. Sudan'da 1,5 milyon insanın hayatını kaybettiği 20 yıllık iç savaşın sonunda 2005'te varılan barış süreci böylece sona erdi. Afrika'nın en büyük ülkesi sıfatını taşıyan Sudan, bölünerek ikiye ayrılmış oldu. Törenden önce yaptığı açıklamada "Güneyli kardeşlerinin devletlerini kurması için yardıma hazır olduklarının" altını çizen Ömer el-Beşir, sınırların korunması ve vatandaşların buradan rahatça geçebilmesi için işbirliğinin mükemmel olacağını vurguladı.
Kuzey ile Güney arasında bölünme bitse de, son haftalarda yaşanan gerginlik nedeniyle sınırdaki Abyei ve Güney Kordofan bölgelerinden 170 bin insan kaçmış durumda. BM bölgeye 7 bin barış koruma görevlisi göndererek, tansiyonu düşürmeye çalışıyor. İki taraf arasında statüsü kesinleşmemiş Abyei'nin sınırı konusundaki tartışmalarının önümüzdeki aylarda da devam etmesi bekleniyor. Bir başka sorun da bu bölgeden elde edilecek petrol gelirinin nasıl paylaşılacağı. Halen iki taraf gelirden eşit pay alıyor, ancak petrolün güneyde üretilmesi, petrol boruları ile kuzeydeki limanlardan nakledilmesi, sorunu karmaşık hale getiriyor. Kuzey'dekilerin büyük kısmı Arap asıllı Müslümanlardan oluşurken, Güney'dekilerin büyük kısmı ise yerli siyahlar ve Hıristiyanlardan meydana geliyor.
Devamını Oku »

BBP, yeni anayasa taslağı hazırlıyor

Büyük Birlik Partisi (BBP), yeni bir anayasa taslağı hazırlayıp hükümete ve kamuoyuna sunacak.
Genel seçimlerin ardından istifa eden Yalçın Topçu'nun yerine genel başkan seçilen Mustafa Destici, partisinin ilk Merkez Karar ve Yürütme Kurulu ile Merkez Disiplin Kurulu toplantılarını dün yaptı. Toplantı öncesinde bir basın açıklaması yapan Destici, 2007'de bir anayasa taslağı hazırlayıp AK Parti hükümetine verdiklerini hatırlatarak, güncel şartlara uyarlanmış yeni bir taslak hazırlayacaklarını açıkladı.
Hazırlayacakları taslağı hükümete vereceklerini ve kamuoyuna sunacaklarını belirten BBP lideri, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz sürece olumlu katkı yapmaya çalışacağız. Ancak bununla birlikte yeni bir anayasanın yapılıp yürürlüğe gireceği konusunda iyimser değilim. Çünkü AK Parti, CHP ve MHP'nin bu konuda samimi olduğunu düşünmüyorum. Maalesef birçok partide, parti menfaati ülke menfaatinin önüne geçmiş durumda. Yeni anayasada AK Parti başkanlık sistemini getirmeye çalışacak, CHP ve MHP statükoyu koruyacak maddeler koydurmaya uğraşacak, BDP ise ülkeyi bölünmeye götürecek şeyler isteyecek. Dolayısıyla bu dönemde beklenen anayasanın yapılacağını sanmam."
Devamını Oku »

Ümit ederim pazartesi günü yeni bir başlangıç yaparız

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 'yemin krizi'ne ilişkin olarak, "Ümit ederim, pazartesi günü, yeni bir başlangıç yapmış oluruz.'' dedi.
Çiçek, Yozgat'ta Kızılay tarafından düzenlenen temel atma töreni sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Türkiye'nin her sorununun çözüleceği en meşru zeminin TBMM olduğunu bir kez daha vurgulayan Çiçek, "En önce milletvekillerinin çözümün adresinin Meclis olduğuna inanması lazım. Uygar toplumlar sorunlarını restleşerek, küserek, darılarak değil, uygarca diyaloglar kurarak çözerler. Meclis Başkanı olarak Anayasa, İçtüzük, yasalar bana ne imkân verdiyse bunu değerlendirmeye çalışıyorum. Pazartesi günü iyi bir başlangıç olsun, bunu temenni ederim.'' ifadelerini kullandı.
Pazartesi gününe kadar partilerle yeni bir görüşme yapılıp yapılmayacağı soruları üzerine Çiçek, şöyle devam etti: "Çok fazla konuşmaya gerek yok, her işi tadında bırakmak lazım. Bence, yemini yapmamaktan ne murat ediliyorsa, gündeme ne getirilmek isteniyorsa, o yeteri kadar içeride de dışarıda da gündeme geldi. Maksat hasıl oldu diye düşünüyorum. Bundan sonra birlikte Türkiye'nin önünü açmak, Türkiye'nin sorunlarını çözmek, birlikte iş yapmanın güzel örneklerini ortaya koymamız lazım.''
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da gazetecilerin, "İmralı'dan gönderilen mesajda (barış konseyi kurulması konusunda anlaştık) deniyor, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki sorularıyla karşılaştı. Gazetede çıkan haberler üzerine yorum yapmanın doğru olmayacağını belirten Bozdağ, bu konuda bildiği bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi.
Devamını Oku »

İşte 168 yıllık gazetenin son sayısı

İngiltere'nin en yüksek tirajlı pazar gazetesi "News of the World" bugün son kez yayımlandı.
"Teşekkürler ve Hoşçakalın" denilen 66 sayfalık tabloit gazetesinin son manşetinde, "168 yılın ardından, 7,5 milyon okuyucuya hüzünlü, ancak gururlu bir şekilde veda edildiği" yazıldı.
8674'üncü sayısını yayımlayan gazetenin manşetinde bugüne kadarki sayıların bazılarının fotoğraflarına yer verildi.
Gazetenin baş yazısında ise "News of the World"ün 168 yıllık geçmişinde birçok tarihi olaya şahitlik ettiği belirtildi. Telekulak skandalı nedeniyle sahibi olan medya patronu Rupert Murdoch tarafından kapatılmasına karar verilen gazetenin yazısında ayrıca "Telefonlar yasa dışı olarak dinlendi ve bundan dolayı üzgünüz. Bunun bir savunması olamaz" denildi.
İngiltere Başbakanı David Cameron'ın telekulak iddialarına ilişkin iki ayrı bağımsız soruşturma başlatılmasına karar vermesinin memnuniyetle karşılandığı kaydedilen yazıda, "Bu gazetenin yetenekli, kendini işine adamış ve onurlu çalışanları geçmişte birkaç kişinin yaptığı hataların yükünü taşımıştır" ifadesine yer verildi. Yazının sonunda ise gazete, okuyucularına "elveda" dedi.
Gazete, 1 sterline (yaklaşık 2,5 TL) satılan son sayısından elde edilecek gelirin, yardım kuruluşlarına bağışlanacağını duyururken, 48 sayfalık bazı çarpıcı manşetlerin yer aldığı sayılarından oluşan hatıra eki de yayımladı.
2,6 milyon tirajlı gazetenin yıllık reklam geliri yaklaşık 40 milyon sterlindi. Murdoch, gazeteyi kapatma kararı almadan önce birçok firma skandal nedeniyle "News of the World"e reklam vermeyi keseceğini açıklamıştı.
İlk kez 1843 yılında basılan gazeteyi, 1969 yılında Rupert Murdoch satın almıştı. Gazetenin yönetim kurulu başkanlığını ise Rupert Murdoch'ın oğlu, James Murdoch yürütüyordu.
-"ÇARPICI MANŞET" UĞRUNA-
"News of the World" gazetesi, 9 yıl önce kaybolan ve daha sonra cesedi bulunan 13 yaşındaki Milly Dowler'ın, 7 Temmuz 2005 Londra terör saldırıları kurbanlarının ve Irak ile Afganistan'da ölen İngiliz askerlerinin yakınlarının telefonlarını dinlediği gerekçesiyle suçlanıyor.
Dowler olayında gazetenin, genç kızın telefonuna bırakılan sesli mesajları dinlediği ve mesaj kutusu dolunca daha fazla mesaj gelmesi için bazılarını sildiği iddia edildi.
Skandalın ardından önceki gün, gazetenin eski editörü ve Başbakan David Cameron'ın eski iletişim danışmanı Andy Coulson ile eski kraliyet muhabiri Clive Goodman gözaltına alınmış ve 9 saat sorgunun ardından Ekim ayına kadar kefaletle serbest bırakılmıştı.
"News of the World" gazetesiyle ilgili telekulak skandalı ilk olarak 2006 yılında gazetenin aralarında ünlü sanatçılar, siyasetçiler ve kraliyet ailesinin yakınlarının da bulunduğu çok sayıda kişinin telefonlarını yasa dışı olarak dinlediğinin ortaya çıkmasıyla gündeme gelmişti. Gazetenin çarpıcı manşet uğruna yasa dışı telefon dinlemesi kamuoyunda da tepkilere neden olmuştu. Telefonları dinlenenlerin bazıları gazete aleyhine tazminat davası açmıştı.
Murdoch'ın sahibi olduğu "News International" şirketi İngiltere'de, The Sun, The Times, The News of the World gazeteleri ile Sky kanalının yüzde 39'unun sahibi. Gazeteyi kapatma kararının, Murdoch'ın Sky'ın tamamını satın almasının engellenmesini önlemek olarak yorumlanıyor.
Skandal büyümeden önce hükümet Murdoch'ın, Sky haber kanalının da içinde bulunduğu BSkyB dijital uydu kanalının tamamını satın almasına olumlu bakıyordu. Murdoch'ın bu isteğinin tehlikeye girdiği yorumları yapılırken, medya patronunun skandalla ilgili olarak Londra'ya gelmesi bekleniyor.
Devamını Oku »

21 Haziran 2011 Salı

Bunu da gördük! PKK'lılar yol kesip kimlik kontrolü yaptı! (Paylaş!)

PKK'lılar yol kesip kimlik kontrolü yaptı!
TUNCELİ-Erzincan karayolunu dün öğle saatlerinde keserek kimlik kontrolü yaptıktan sonra jandarma karakollarına ekmek taşıyan 2 aracı ateşe veren PKK’lı teröristleri etkisiz hale getirmek için başlatılan kapsamlı operasyon sürdürülüyor.

Tunceli-Erzincan karayolunu, dün öğlen saatlerinde kesen kalabalık PKK’lı grubu, araçları durdurarak kimlik kontrolü yaptı. Karakollara ekmek taşıyan 2 aracı da ateşe verdikten sonra ormanlık alana doğru kaçan teröristleri etkisiz hale getirmek için dün başlatılan hava destekli operasyonlar, bu sabah erken saatlerde bölgeye sevkedilen çok sayıda özel eğitimli profesyonel birliklerle genişletildi.

Bu sabah saatlerinden itibaren güvenlik güçlerinin teknik cihazlar ile yaptıkları çalışmalar sonucu yol kesen PKK’lı grubunun Kutuderesi Vadisi’nin iç kesimlerine doğru kaçarak ormanlık alanlarda gizlendikleri tespit edildi. Bunun üzerine bölgeye helikopterle çok sayıda asker sevkedildi. Tunceli İl Jandarma Komutanlığı ve Tunceli 4’üncü Komando Tugay Komutanlığı’ndan kalken çok sayıda Sikorsky helikopter, Kutuderesi, Güleç, Uzunlar ve Söğütlü Çeşme bölgeleri, Erdoğdu ile Yeşilkaya Köyleri kırsal alanlarına çok sayıda özel eğitimli birlik indirdi.

Ayrıca Tunceli merkez Çicekli, Demirkapı ve Geyiksuyu bölgelerinde de operasyon başlatılırken, Hozat İlçesi kırsal alanında da çok sayıda askerin katıldığı operasyon, Tunceli il sınırlarının tamamını kapsayacak şekilde genişletildi.

Bu sabah ve öğle saatlerinde iki Kobra helikopteri Kutuderesi’nin iç kesimlerindeki derin vadileri yoğun bombaladığı belirtildi. Kutuderesi Vadisi’nde hakim tepelere indirilen özel eğitimli profesyonel birlikler, vadinin derinliklerindeki ormanlık alana doğru kaçan PKK’lıların izlerini sürdü.

Özel eğitimli askerler, 35 dereceyi bulan sıcak altında 40 kiloya varan techizatla takip ve arama operasyonlarını sürdürüyor. PKK’lıların uzaktan kumandalı bombalı saldırılarına karşı bazı askerler sırtlarında, frekans bozucu seyyar jammer cihazlarını taşıdı.

Geçen yıllarda zorunlu kalınmadığı sürece ormanlık ve sık alanlara girmeyen askerler, bu kez aldıkları özel eğitimler ve beraberinde taşıdıkları özel teknik cihazlarla artık sığ ormanlık alanlara kadar girdi. Tunceli merkez Erdoğdu Köyü yakınlarında operasyona çıkan çok sayıda profesyonel birlik, sık meşe ormanlarının bulunduğu bölgeye girerek PKK’lıları aradı. Meşe alanlarının çok sık olması ve görüş alanının yer yer 20 metre olmasına karşın askerlerin ormanlık alana büyük bir kararlılıkla girdikleri görüldü.
Özel eğitimli profesyonel birliğe öncülük eden grup arasında, mayın ve bombalı tuzakları tespit etme özelliğine sahip köpler de bulundu. Mayın ve patlayıcı madde arama dedektörleri ve köplerin arkasında ise ani ve seri ateş etme kabiliyetine sahip gruplar ile destek kuvvetleri de yanlardan geniş alanda takip operasyonunu sürdürdürdü.
Devamını Oku »

20 Haziran 2011 Pazartesi

Sanık komutan Bakü'de temaslarda

BAKÜ - 'Ergenekon'un Erzincan iddianamesinin sanıkları arasından yer alan Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin (EDOK) Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Azerbaycan'da temaslarda bulunuyor.

Berk'in Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer Abiyev ve İçişleri Bakanı Orgeneral Ramil Usubov ile bir araya geldiği bildirildi.

Orgeneral Saldıray Berk'in, temasları kapsamında ilk olarak Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer Abiyev ile bir görüşme yaptığı ifade edildi. 

Savunma Bakanlığının basın sözcülüğünden yapılan açıklamada, görüşmede, askeri konular ve işbirliği alanlarında görüş alışverişi yapıldığı belirtildi.

Orgeneral Saldıray Berk'in görüşmelerinin devamında Azerbaycan İçişleri Bakanı Usubov ile de bir araya geldiği ifade edilirken, İçişleri Bakanı Usubov görüşmede, Azerbaycan ve Türkiye arasında son yıllarda askeri konularda işbirliğinin ilerlediğini ifade etti.

Görüşmede, Orgeneral Berk de, son yıllarda Azerbaycan'ın gelişmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türkiye'nin her zaman Azerbaycan'ın yanında olacağını söyledi.

Orgeneral Berk'in ayrıca, Azerbaycan Jandarma Komutanı Korgeneral Zakir Hasanov ile de bir görüşme yaptığı kaydedildi.

NTV
Devamını Oku »

Musavvat Partisi'ne Geçit YOK!

Ülkede Nisan ayından bu yana 3. kez sokağa çıkmak isteyen muhalefete polis engel oldu.

AA
Güncelleme: 21:42 TSİ 19 Haziran. 2011 Pazar

BAKÜ - Azerbaycan'da muhalif partilerinin düzenlemek istediği mitinge izin verilmedi.

Muhalif partileri günler öncesinden miting alanının Nerimanov Parkı'nın yanında olacağını duyurmasına karşın başkent Bakü'nün çeşitli yerlerinde gösteriler de düzenlenmek istendi.

Nerimanov Parkı yanındaki alanda düzenlenmek istenen mitinge, yoğun güvenlik önlemleri alınması sonucu miting alanına çıkan yollar güvenlik güçleri tarafından kapatıldı.

Miting alanına giren bazı muhalif partililer basın mensuplarına yaptıkları açıklamalardan sonra polisler tarafından gözaltına alındığı görüldü.

Gözaltına alınanların çoğunun bayan katılımcılar olması dikkati çekti. Gözaltınan alınmadan önce basın mensuplarına açıklamada bulunan Musavvat Partisi yetkilisi bir bayan, Azerbaycan'da demokratik seçimleri talep ettiklerini ifade ederek, Azerbaycan'ın polis devleti gibi hareket ettiğini söyledi.

Azerbaycan'da İşkenceye Karşı Mücadele Komite Başkanı Elçin Beybudov, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, gözaltına alınan bayanların durumları hakkında araştırma yapacağını ve tutuklularla görüşeceğini belirtti.

Musavvat Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gülaağa Aslanlı, APA haber ajansına yaptığı açıklamada, muhalif partilerin başkent Bakü'nün çeşitli yerlerinde gösteri düzenlediğini, gösterilerde güvenlik güçleri tarafından 60'a yakın muhalifin tutuklandığını, bunlar arasında Musavvat Partisi Genel Başkanı İsa Gamber'in oğlu Turgut Gamber'in de olduğunu açıkladı.

Azerbaycan hükümet yetkilileri mitingden önce yaptıkları açıklamada, izin alınmadan yapılacak mitinglere müsaade edilmeyeceği belirterek, sert tedbirlerin alınacağını ilan etmişlerdi.

NTV
Devamını Oku »

19 Haziran 2011 Pazar

Türkmenistan el sanatları İstanbul'da



"Türkiye-Türkmenistan dostluğu bakidir" sloganıyla iki devlet arasında kurulan köprü, Türkmenistan el sanatları sergisiyle pekiştirildi.

Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi'ndeki Türkmen el sanatları sergi açılışını önceki gün Türkmenistan Kültür ve Radyo TV Yayınları Bakanı Gulmurad Muradov yaptı. Serginin açılışına, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Müşteşar Yardımcısı Kemal Fahir Genç, Türkmenistan'ın Ankara Büyükelçisi Maksat Devletsahedov, Güngören Kaymakamı Seyfettin Azizoğlu'nun yanı sıra Türkiye'nin farklı şehirlerinde öğrenim gören Türkmen öğrenciler katıldı.
El yapımı halılar, yöresel kıyafetler, göz alıcı takılar ve leziz Türkmen yemekleri adeta Türkmenistan'ı İstanbul'a taşıdı. Türkmen Bakan Gulmurad Muradov, beraberindeki heyetle birlikte sergiyi gezerek görevlilerden bilgi aldı. Sergideki görevlilerden Cennet Karanova, dünyaca ünlü Türkmen halılarının Türkmen kızları tarafından büyük bir özenle dokunduğunu anlattı. Karanova, her Türkmen kadının üzerinde yaklaşık 16 kilo gümüş takı bulunduğunu da söyledi.
Açılışta tarihi "Şükür Bahsi" adlı Türkmen filmi de gösterildi. Savaş yıllarında ağabeyi esir alınan ve yengesinin gözyaşını dindirmek için ağabeyini savaşmak yerine saz çalarak kurtarmayı düşünen Türkmen ozan Şükür'ün mücadelesini anlatan film izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sergi pazartesi gününe kadar gezilebilecek...
Devamını Oku »

BMW'nin mayısta en hızlı büyüdüğü 2. ülke Türkiye

Alman lüks otomotiv devi BMW Group, bugüne kadarki en başarılı mayıs ayına imza attı.
En önemli üç pazarı olan Almanya, ABD ve Çin'in öncülüğünde istikrarlı bir çift haneli büyüme sergileyen BMW Group geçen satışlarını yüzde 22,1 oranında artırdı. Şirketin oransal olarak Hindistan'ın ardından en hızlı büyüdüğü ikinci ülke yüzde 130 ile Türkiye oldu. BMW Group mayısta kendi ülkesinde 29.372 otomobili yollara çıkarırken ABD'de 26.452 adet, Çin de 21.150 adet satışa imza attı. Brezilya, Rusya, Hindistan, Kore ve Türkiye şirket için büyüme göstereceği 5 ülke olarak değerlendiriyor. Türkiye'de geçen ay 1.136 BMW, 153 adet Mini yola çıktı.
Devamını Oku »

Başbakan'ın geçiş yoluna yerleştirilen bomba için 5,5 km kablo döşenmiş

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Şırnak mitingi öncesinde Cizre karayolunda ele geçirilen 45 kg patlayıcıyla ilgili önemli ipuçlarına ulaşıldı.

Başbakan'ın güzergahındaki Söğüzçay Köprüsü'nün kenarına konulan bomba için 5,5 kilometre kablo döşendiği ortaya çıktı. Bu mesafe için 55 makara kablo kullanılması gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, "Bu uzunlukta kabloyu 8-10 kişi ancak birkaç günde döşeyebilir. Açık alanda ve anayolun kenarında kimse görmeden bu uzunlukta bir kablonun döşenmesi kuşkulu." diyor. Bir korucunun ihbarı üzerine Şırnak Jandarma Komutanlığı Bomba İmha ekipleri tarafından etkisiz hale getirilen patlayıcının kriminal incelemesi de tamamlandı. Süt güğümleri içine saklandığı tespit edilen bombanın kablolu uzaktan kumandalı olduğu açıklandı.
Nusaybin Cizre karayolunun 36. kilometresine konulan bombanın tespitine ilişkin detaylar da netleşti. Bombayı bir korucunun jandarmaya ihbar ettiği saptandı. Korucunun ihbarı üzerine Şırnak Jandarma Komutanlığı Bomba İmha ekibi patlayıcıyı etkisiz hale getirdi. Bombanın kriminal incelemesi Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Laboratuvarları'nda tamamlandı. Patlayıcının 15 kilogramlık süt güğümleri içine gizlendiği anlaşıldı. Süt güğümlerinin ağız kısımlarının da içe doğru bükülerek patlamanın gücünün artırılmak istendiği saptandı. Üç süt güğümü içine toplam 45 kilogram amonyum nitrat ve 1,5 kilogram da A4 plastik patlayıcı kulağı saptandı.
Başbakan'ı hedef alan bombanın kablolu uzaktan kumandalı bir bomba olduğu saptandı. Bombanın düzeneğinde ise kuşkulu bazı saptamalar oldu. Bombayı yerleştirenlerin bombayı patlatmak için 5,5 kilometre uzunluğunda kablo çektiği belirlendi. 5,5 kilometrelik kablo jandarma kriminal ekiplerince toplandı. 100'er metrelik kabloların birleştirilerek uzatıldığı saptandı.
PKK, en fazla 75 metre kablo çekiyor
Terör örgütü PKK'nın patlayıcı düzeneklerinde jammer cihazından etkilenmemesi amacıyla en fazla 75 metrelik kablolar kullandığına dikkat çeken kaynaklar, açık alanda kimse görmeden Başbakan'ın güzergahına 5,5 kilometre kablo döşenmesini kuşkulu buldu. 5,5 kilometrelik mesafe için 55 makara kabloya ihtiyaç duyulduğuna dikkat çeken uzmanlar, "Makaraların taşınması ve kablonun döşenmesi için 8-10 kişiye ihtiyaç var. Çevrede kimse görmeden bu kadar kablonun döşenmesi kuşkulu." değerlendirmesinde bulundu.
Devamını Oku »

Suriye ordusu, Türkiye sınırında operasyon yapıyor!

Muhalif protestoları bastırmak için operasyonlara hız veren Suriye ordusu, Türkiye sınırı yakınlarındaki köyleri hedef almaya başladı.

Tanklı ve ağır silahlı Suriye güvenlik güçlerinin dün sınıra 20 km mesafedeki Bdama kasabasına girdiği bildirildi. Görgü tanıkları, sabah saatlerinde 10 zırhlı taşıyıcı, 20 cip ve 10 otobüsle kasabaya giren güvenlik güçlerinin, onlarca kişiyi gözaltına aldığını, bazı evleri ve bahçeleri de ateşe verdiklerini anlattı. 'Şabiba' olarak bilinen Devlet Başkanı Beşşar Esed taraftarı milislerin de operasyonda yer aldığı iddia ediliyor.

Binlerce kişinin Türkiye'ye kaçtığı Cisr eş Şuğur kasabasının komşusu olan Bdama, sınırda bekleyen Suriyelilere gıda gönderilen kritik bir yerdi. Türkiye'ye sığınan Suriyeli sayısı dün itibarıyla 10 bini aşarken, yeni gelen sığınmacılar, Suriye ordusunun, yeni geçişleri önlemek amacıyla güzergah üzerindeki yolları kapattığını ileri sürdü. Suriye ordusu sınıra yakın bölgelerde hareketliliğini artırırken Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu ise dün sürpriz bir şekilde Hatay'a giderek sınır karakollarında incelemelerde bulundu. Göç dalgasına karşı tedbirlerini alan Ankara, gelenlerin sayısının ciddi şekilde artması durumunda sınırda tampon bölge oluşturmayı planlıyor. Bu arada İngiltere, Suriye'deki vatandaşlarından, ulaşım imkanları varken ülkeyi hemen terk etmelerini istedi.
Devamını Oku »

Yeni anayasa için 330 milletvekiline gerek yok

İstanbul Barosu'nun eski Başkanı Doç. Dr. Yücel Sayman, yeni anayasa konusunda ilginç bir görüş ortaya attı.
Sayman, Meclis'in 330 milletvekiline ihtiyacı olmadığını savundu. Mevcut Anayasa hükümlerine bağlı kalınarak yeni anayasa çalışılamayacağını belirten Sayman, "Ortadan kaldırmak istediğiniz bir anayasanın hükümlerine bağlı kalarak sanki o anayasanın maddelerini değiştiriyormuş gibi ele alamazsınız. Yoksa o yeni bir anayasa olmaz. Yapılması gereken şudur; Meclis yeni anayasa sürecini başlatmak için bir yöntem belirlemeli ve karar almalıdır. Kurucu Meclis gibi hareket etmelidir." tezini işledi. Yücel Sayman, "Önemli olan halktan gelen bilgi ve verileri toparlayarak herkesi kucaklayan, Meclis'e girmiş veya girememiş bütün parti, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve akademisyenlerin çalışmalarına değer vermektir." şeklinde konuştu. Yeni anayasanın 'yeni bir toplum kurmak' anlamına geldiğini söyleyen eski İstanbul Barosu Başkanı, bu konunun milletvekillerinin sayısına göre parmak hesabı şeklinde ele alınamayacağı görüşünde. Sayman, "Mevcut Anayasa içindeki hükümlere bağlı kalarak sanki anayasanın bazı maddelerini değiştiriyormuş gibi hareket ederlerse anayasal kuralları uygulamak zorunda kalırlar. Yani 330 vekil sayısını geçmiş olsanız bile yeni bir anayasa yapmış olmazsınız." değerlendirmesinde bulundu.
Devamını Oku »

İsrail, Atina'dan Gazze'ye gidecek gemileri engellemesini istiyor

Yunan Elefterotipia gazetesi, "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Atina'dan, Gazze için hazırlanan yeni yardım filosunu engellemesini istediği" iddiasına yer verdi.

Elefterotipia'nın, "İsrail'in, Atina'dan Gazze'ye gidecek yardım gemilerini engellemesini istediği, bunun da ilişkilerde sıkıntı yarattığı" belirtilen haberinde, "Yunanistan-İsrail arasındaki görkemli yakınlaşmanın yolu güllerle donatılmış değil" denildi.
Haberde, İsrail'in Yunanistan ile Kıbrıs Rum kesiminden, ölçülü bir şekilde dikkati çekmeden, yardım konvoyundan uzaklaşmasını istediği, ay sonunda Gazze'ye hareket etmeye hazırlanan yeni yardım filosunun ilişkilerde diken oluşturduğu ifadesi yer aldı.
Elefterotipia'nın haberinde şöyle denildi: "Filistinlilerin sonbaharda tek yanlı olarak Filistin devletinin kuruluşunu ilan etmede ısrar etmeleri ve bunun tanınması için BM'ye başvurmaları durumunda, Yunanistan'ın, İsrail ile Filistinliler arasındaki arabuluculuk rolü de sınava tabi olarak zora girecek. Türkiye ise böyle bir olasılık karşısında olumlu tavır alacağını taahhüt etti bile."
Gazete haberinde ayrıca, Yunanistan ile İsrail arasında oluşturulan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin Temmuz ayında Kudüs'te toplanmasının planlandığı ve iki ülke arasında enerji, turizm, çevrecilik ve savunma gibi alanlarda anlaşma imzalanması için uygun zemin bulunduğu kaydedildi.
Devamını Oku »

80 yıl önce sansürlenen Ata’nın mektubu bulundu


GAZETE HABERTÜRK / BÜLENT GÜNAL
Atatürk’ün 80 yıl önce Türk Tarih Kurumu’na yazdığı ve birkaç satırı hariç tam metni bugüne kadar hiç yayınlanmayan mektubu bulundu! Araştırmacı-YazarAtilla Oral’ın “Atatürk’ün Sansürlenen Mektubu’’ adlı kitabında bu şaşırtıcı gerçeğin detayları ve Atatürk’ün sert bir dille kaleme aldığı 16-17 Ağustos 1931 tarihli 21 sayfalık mektubun tam metni ilk kez yayınlandı. Oral, Atatürk’ün Yalova’dan yazdığı mektubun 80 yıl boyunca gizlendiğini, bazı bölümlerinin tahrif edildiğini söyledi:

 Galeri için tıklayınız...
“Mektubun sadece birkaç satırı Türk Tarih Kurumu’nca yayınlandı. O satırlar arasında Atatürk’ün ünlü, ‘Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir! Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. Siz buna razı mısınız?’ cümlesi de yer alıyor. ‘Siz buna razı mısınız?’ cümlesi bile sansürlenip kesildikten sonra Atatürk’ün bu ünlü sözü Türk Tarih Kurumu’nun merkez binasında mermer levhalara kazındı.’’
ATATÜRK ÇOK KIZMIŞ 
Oral kitabında mektupla ilgili şu bilgileri veriyor: “(...) Konu ders kitaplarının hazırlanması ile ilgili.Atatürk tarih yazımı için ‘Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’ni görevlendiriyor. Cemiyet, liselerde okutulacak tarih kitaplarının yazımına başlıyor. ‘İslam Tarihi’ ve ‘Türklerin İslam’daki Yeri’ ile ilgili bölümü ise Mısır’daki ünlü El Ezher Camii ve Üniversitesi mezunu Zakir Kadiri hazırlıyor. Atatürk, Arap milliyetçiliğini ön planda tutan bu bölümlere itiraz ediyor, bazı düzeltmelerin yapılmasını istiyor. Ancak düzeltmeler istediği gibi yapılmayınca adeta ateş püskürüyor.”
MEKTUPTA NELER YAZIYORDU?
“Muhammed’in halifesi unvanını taşımak maskaralığında bulunanlar (...) Bir hırka ve bir hurma hikâyesi artık bir insanlık erdemi olarak gösterilmek felsefesi esas tutularak tarih yazılmamalıdır. Bunun gibi Arap ordularının birçok esirlerinden bir köle sınıfı vücuda geldiği bahsedilirken bu kölelerin Türk çocukları olduğu dile getirilerek hangi taraf için ne anlamda bir övünme nedeni arandığını araştırılıp incelenmeden Türk tarihi içine konulmamalıdır. Şüphesiz Türkler çok kahraman evlatlar (...) ilim, sanat ve bilhassa askerlik ve başkumandanlık mevkilerini elde etmişlerdir ve sonuçta Arap imparatorluğu unvanını taşıyan bütün memleketlerde birinci derecede güç ve hâkimiyet sahibi olmuşlardır. En nihayet Muhammed’in halifesi unvanını taşımak maskaralığında bulunanları emir ve iradelerine boyun eğdirmişlerdir.’’
'NOTLARI DÜZELTİRKEN...'
“Teyfik Beyefendi! (Dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu) Zakir Kadiri’nin ahmakçasına notlarını düzeltirken bu noktalara dikkat buyurunuz. Sonradan uydurma bir eser meydana getirerek ardından pişman olmaktansa hiçbir eser meydana getirememek beceriksizliğini itiraf etmek daha iyidir. İlim alanında şüpheli olmak, Mısır’ın Camii Ezher’i mezunlarına inanmaktan daha iyidir.’’
ÇÖPTE BULUNDU İDDİASI
Oral, mektubun bulunuş hikâyesini şöyle anlatıyor:
“Beyoğlu Hazzopulo Pasajı’nda düzenlenen kitap ve fotoğraf müzayedelerinin birinde Türk Tarih Kurumu eski Genel Sekreteri Uluğ İğdemir’e ait çeşitli belgeler satışa çıktı. Bu belgeler içinde Atatürk’ün el yazısı mektup sayfalarının yıllar önce çoğaltılmış eski kopyaları da vardı. Belgeleri satın aldım. Dokümanları müzayedeye getiren sahaf arkadaşım belgelerin çöpten çıktığını söyledi.’’
ZAKİR KADİRİ KİMDİR?
Aslen Türkistanlı olan Zakir Kadiri Ugan 1878 yılında dünyaya geldi. Mısır’daki El Ezher Üniversitesi’nde eğitim gördü. Ders kitapları için hazırladığı İslam tarihi ve Türklerin İslam’daki Yeri konularını, Camii Ezher Medresesi şeyhlerinin kabul ettiği Arap milliyetçiliği düşüncesine göre yazınca Atatürk’ü çileden çıkardı.
Devamını Oku »

"Yanlışlıkla vurduk üzgünüz"


NATO'dan Libya açıklaması

NATO, Libya'da Muammer Kaddafi yönetimine karşı savaşan muhalif güçleri yanlışlıkla vurduğunu açıkladı.

NATO tarafından yapılan açıklamada, perşembe günü bir hava saldırısında, yanlışlıkla muhalif güçlere ait bir askeri araç konvoyunun vurulduğu, "muhtemel ölü ve yaralıların meydana gelmesinden ötürü üzüntü duyulduğu" belirtildi. Açıklamada, kayıplar hakkında bilgi verilmedi.

Konvoyun, Muammer Kaddafi güçlerinin aktif olduğu bir bölgede bulunduğu, bu nedenle sivilleri vurmaya hazırlanan hükümet güçleri zannedildiği, gerçeğin sonradan anlaşıldığı belirtildi.
AA
Devamını Oku »

Afganistan'da asker konvoyunda patlama!


Can kaybı sayısı 3'e yükseldi, 11 kişi yaralandı

Afganistan'ın kuzeyinde, bir Alman askeri konvoyu geçtiği sırada meydana gelen patlamada 2 kişi öldü.

Olay bölgesinde bulunan bir Asosciated Press haber ajansı muhabiri, patlamanın şiddetiyle ters dönmüş en az bir zırhlı ve bir sivil araç gördüğünü söyledi. Muhabir, patlamaya bir intihar saldırısının mı yoksa yol kenarına yerleştirilmiş bir bombanın mı neden olduğu konusunda belirsizlik bulunduğunu belirtti.

Afgan yetkili Mahbubullah Seyidi, patlamada yoldan geçen iki sivilin öldüğünün belirlendiğini ve olayın bir intihar saldırısı olması ihtimali üzerinde durulduğunu kaydetti.
Afgan yetkililer, Kunduz kentinin havaalanı yakınındaki kesiminde sabah işlek saatlerde meydana gelen patlamanın, araçla düzenlenen bir intihar saldırısı olduğunun belirlendiğini kaydetti.

NATO Sözcüsü İngiliz Binbaşı Tim James de saldırıda ölen veya yaralanan NATO askeri bulunmadığını bildirdi.

Taliban sözcüsü Zabiuallah Mücahid yaptığı açıklamada, saldırının Taliban tarafından düzenlediğini duyurdu.

Alman askeri konvoyunu hedef alan saldırıyla ilgili olarak, daha önce 2 sivilin öldüğü ve patlamaya bir intihar saldırısının mı yoksa yol kenarına yerleştirilmiş bir bombanın mı neden olduğunun bilinmediği belirtilmişti.

AFGANİSTAN'DA 4 NATO ASKERİ ÖLDÜ
NATO'dan yapılan açıklamada, dün meydana gelen olayda askerlerin çatışmayla ilgisi bulunmayan bir nedenle öldüğü belirtildi.

NATO sözcüsü İngiliz Binbaşı Tim James, askerlerin hepsinin trafik kazasında öldüğünü söyledi ancak kazanın nasıl olduğuna ve ne tür bir aracın kaza yaptığına ilişkin bilgi vermedi.
AA
Devamını Oku »

NATO savaş uçakları Trablus'u bombaladı!



Uluslararası örgütlerden Libya'da savaşa son verilmesi için bir 'Siyasi sürecin' başlatılması çağrısı yaptı

Libya hükümetince yapılan açıklamada, saldırıda başkent Trablus'taki bir yerleşim bölgesinin isabet aldığı belirtildi.
Basın mensupları, Libyalı yetkililerin Trablus'taki gazetecileri saldırıda isabet aldığı söylenen bölgeye götürdüğünü ve yıkılan binaları gösterdiğini duyurdu.
Libya hükümet sözcüsü Musa İbrahim, gazetecilere yaptığı açıklamada, binalardaki hasarın NATO savaş uçaklarından atılan füzeler ve bombalar sonucu meydana geldiğini söyledi. İbrahim, saldırıda ölen ve yaralananların sayısıyla ilgili bilgi vermedi.
Hasarlı binaların gösterilmesinin ardından hastaneye götürülen gazetecilere, saldırıda öldüğü söylenen 2'si çocuk 4 kişinin cesetleri gösterildi.Bölgesel ve uluslararası örgütler, Libya'daki savaşa son verilmesi amacıyla bir "siyasi sürecin" başlatılması çağrısında bulundu.Bölgesel ve uluslararası örgütler, Libya'daki durumu görüşmek üzere Arap Birliği'nin düzenlediği toplantı çerçevesinde dün akşam Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldiler.BM, AB, Arap Birliği, İKT ve Afrika Birliği temsilcilerinin katıldığı toplantıda, siyasi çözümün gerekliliği üzerinde duruldu.
ULUSLARARASI ÖRGÜTLERDEN "SİYASİ SÜRECİN" BAŞLATILMASI ÇAĞRISI
Toplantının sonunda yayımlanan bildiride, "Libya halkının meşru isteklerine karşılık verecek bir siyasi sürecin hızlandırılması" gereğine işaret edildi.
Bildiride, BM'nin oynayacağı rolün ve Güvenlik Konseyi'nin Libya halkının korunması ve uçuşa yasak bölge ilan edilmesini de öngören 1970 ve 1973 sayılı kararlarının tamamen uygulanmasının önemine işaret edildi.
Toplantıya Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile birlikte katılanlardan AB'nin Dış Politika Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Libya halkına geleceğini belirlemede destek verilmesi gerektiğini belirtti.
AA
Devamını Oku »

18 Haziran 2011 Cumartesi

Shakira çocuklar için İsrail’e gidiyor



Kolombiyalı pop yıldızı Shakira, 21 Haziran’da başlayacak İsrail Cumhurbaşkanlığı Konferansı’nın açılışını yapacak

BM Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) iyi niyet elçisi Shakira, konuşmasında tüm çocukların eğitim görmesinin barışa giden yoldaki önemine değinecek. Bu, babası Lübnanlı olan Shakira’nın İsrail’i ilk ziyareti olacak.
GAZETE HABERTÜRK
Devamını Oku »

Sığınmacıların sayısı 10 bini aştı



Suriye'deki şiddet olaylarından kaçarak Türkiye'nin kapısına dayanan sığınmacıların sayısı 10 bini geçti

Ülkelerinde yaşanan olaylardan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin sayısının 10 bin 114'e ulaştığı bildirildi.

Sınırdan geçerek kayıt altına alınan Yayladağı ve Altınözü'nde Türk Kızılayının kurduğu geçici çadırkentlere, dün çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 421 kişilik Suriyeli grup yerleştirildi.

Sayıları 10 bin 114'e ulaşan Suriyelilere, sağlık hizmetinin yanı sıra üç öğün yemek veriliyor ve tüm ihtiyaçları karşılanıyor.
ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI YETKİLİSİ: KONUYU ÇOK YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ VE TÜRK HÜKÜMETİYLE YAKIN TEMAS HALİNDEYİZ

ABD Dışişleri Bakanlığından üst düzey bir yetkili, Türkiye'ye giden Suriyelilerle ilgili durumu çok yakından takip ettiklerini ve bu konuda Türk hükümetiyle yakın temas halinde olduklarını belirterek, "Türkiye'den bize gelebilecek herhangi bir yardım talebine karşılık vermeye hazırız" dedi.

Yetkili, Suriye konusunda ve Türkiye'nin, geçici çadırkentlerde kalan Suriyelilerle ilgili olarak uluslararası toplumdan nasıl bir yardım beklediği hususunda Türkiye ile ABD arasında ikili düzeydeki temasların devam ettiğini belirterek, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın da geçen hafta Abu Dabi'de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştüğünü hatırlattı.

Türk hükümetinin, Türkiye'ye gelen Suriyelilere yardım etmede çok aktif rol oynadığını ifade eden yetkili, El Cezire televizyonunu izlerken, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun geçici çadırkentleri ziyaret ettiğini gördüğünü anlattı.

Yetkili, "Türk hükümetiyle yakın temas halindeyiz ve bize yöneltebilecekleri herhangi bir yardım talebine karşılık vermeye hazırız. Türkiye'nin, Suriyelilere ev sahipliği yaparak sorumluluk üstlendiğini biliyoruz ve tabii ki bunun, dünyanın bu kesiminde Türkiye'nin misafirperverlik gösterdiği ilk örnek olmadığının da farkındayız. Türkiye eğer yardım talebinde bulunursa ne zaman olursa olsun bu talebe karşılık vermemiz gerektiği gerçeğinin bilincindeyiz" diye konuştu.
"ERDOĞAN'IN HEPİMİZ ADINA KONUŞTUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"
Bir soru üzerine yetkili, daha genel anlamda Türkiye-Suriye ilişkilerinin ikili bazda çok önem taşıdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın dış politika başarılarından biri, Adana süreci ve sınır ötesi terörle mücadele çabalarından başlayarak, yıllar içinde Türkiye ile inşa ettiği yakınlaşma süreci olsa gerek. Ancak şu anda Türkiye'den yapılan açıklamalara, örneğin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suriye'deki şiddetin ne kadar iğrenç olduğuna dair çok açıkça ifade ettiği tanımlamasına bakarsanız, Beşşar'ın eylemlerinin güçlü ittifaklar kurduğuna inandığı ülkelerle dış ilişkilerine de etki yapmakta olduğunu görebilirsiniz. Başbakan Erdoğan'ın, Suriye'de yaşanan şiddete yönelik nefretten bahsederken hepimiz adına konuştuğunu düşünüyorum."

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland da günlük basın brifinginde bir soru üzerine, Türkiye'nin Suriyelilere barınak sağlamada gösterdiği isteklilikten ve şu ana kadar onlara sergilediği misafirperverlikten memnuniyet duyduklarını söyleyerek, bu konuda Türk hükümetine yardıma hazır olduklarını yineledi.
AA
Devamını Oku »